Kas
30
2010
0

Gebelikte kansere yakalanma hamilelikte kanser tedavisi gebelikte kanser tedavisinin bebeğe zararları

Gebelikte kansere yakalanma hamilelikte kanser tedavisi gebelikte kanser tedavisinin bebeğe zararları.
Doğurganlık hızının yüksek olduğu Türkiye gibi ülkelerde, gebelik döneminde ortaya çıkan kanserler ciddi bir sorun oluşturuyor. Rahim ağzı, meme ve yumurtalık kanseri gebelik döneminde en sık görülen kanserler. Bu yüzden Acıbadem Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fuat Demirkıran gebeliğin başlangıcında kanser taraması yapılması öneriyor.

Araştırmalara göre her 1000 gebelikten birinde kanser görülüyor. Bu nedenle gebeliğin başlangıcında rahim ağzı, meme ve yumurtalık kanseri açısından kontrol önem taşıyor. Acıbadem Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fuat Demirkıran, gebelik ile birlikte en sık görülen kanserin rahim ağzı kanseri olduğunu, yaklaşık 1200 gebenin birinde aynı zamanda rahim ağzı kanseri görüldüğünü belirtiyor.

Başka bir açıdan bakıldığında 35 rahim ağzı kanserinin birinde gebelik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Fuat
Demirkıran şöyle konuşuyor: “Bundan sonra gebelikle birlikte ikinci en sık görülen kanser, meme kanseridir ve 2000 gebeliğin birinde görülür. Ancak son yıllarda meme kanseri gebelik birlikteliğinin arttığı dikkati çekmektedir. Gebelikle birlikte üçüncü en sık görülen kanser, yumurtalık kanseridir. Ayrıca kan kanserleri ve bağırsak kanserleri de gebelikte birlikte sık görülebilen kanserlerdir.“

Gebelikte görülen kanserlerde artış var. Son yıllarda yapılan araştırmalar gebelikte kanser görülme sıklığının bir miktar arttığını gösteriyor. Bunun temel nedenini, değişen zaman içinde toplumlarda sosyal yapının değişmesine bağlayan Prof. Dr. Fuat Demirkıran şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bu değişikliklere ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmelere paralel olarak çocuk doğurma isteği ileri yaşlara kaymıştır. Ayrıca, genel olarak bakıldığında, yaş ilerledikçe kanser görülme sıklığı artar. Bu bağlantılar nedeni ile son yıllarda gebelik ve kanser birlikteliği bir miktar artmıştır.“

Gebelikte kanser taraması

Kadın sağlığı açısından en önemli dönemlerden biri olan gebelik döneminde, oluşabilecek bir kanser riskine karşı yapılan muayenelerde daha dikkatli davranılması öneriliyor. Yapılması gereken kontrollerle ilgili olarak Prof. Dr. Fuat Demirkıran şunları söylüyor:

“Özellikle gebeliğin başında yapılan gebelik muayeneleri sırasında, sık görülen kanserlere ait bulgular aranmalı ve gerektiğinde bazı testler yapılmalıdır. Rahim ağzı kanseri ve meme kanseri gebelikte sık görülen kanserlerdir. Bu nedenle gebelik muayeneleri sırasında memelerde muayene edilmelidir. Ancak gebelikte memelerin büyümesi sonucunda, küçük tümörler muayene sırasında saptanmayabilir. Bu muayene sırasında saptanan kitleler, meme derisindeki çekilmeler, asimetrik cilt kalınlaşmaları, meme başı anormallikleri, kanlı akıntılar ve koltukaltı bezelerini büyümesi meme kanseri yönünden değerlendirilmeli ve anne adayı bu bulgulara karşı uyarılmalıdır.”

Rahim ağzı kanserinin erken tanısı

Gebelikte kanserle ilgili yapılması gereken bir diğer önemli işlem de, erken gebelik kontrolleri sırasında vajinal akıntı araştırması yapılması. Gebelikte rahim ağzı kanserinin erken tanınmasını sağlayacak olan bu işlemin, düzenli olarak yapılmaması rahim ağzı kanserinin artmasına zemin oluşturuyor. Prof. Dr. Fuat Demirkıran şöyle konuşuyor: “Maalesef gebelik sırasında görülen kanamalar gerek hasta ve gerekse hekim tarafından sıklıkla gebelikle ilişkili kanamalar olarak kabul edilmekte ve o yönde işlemler yapılmaktadır. gebelik sırasında görülen her kanama gebelikle ilişkili değildir. Rahim ağzı kanserinin bir bulgusu da olabilir. Özetlemek gerekirse, her gebeliğin başında en az bir kez vajinal smear araştırması yapılmalı ve gebelik sırasında görülen kanamalarda rahim ağzı da incelenmelidir. Diğer kanser türleri için gebelik sırasında bir bulgu oluşmadıkça araştırma yapmaya gerek yoktur. “

Gebelikte kanser tedavisi

Gebelikte kanser tedavisi yapılırken annenin yaşamının ön planda tutulması gerekiyor. Gebeliğin ilk 3-4. ayında saptanan kanserlerde, gebelik sonlandırılarak kanserin tedavi edilmesi yoluna gidiliyor. Gebeliğin son 7-8. ayında saptanan kanserlerde bazen çok kısa bir süre beklenerek doğum gerçekleştiriliyor ve tedaviye başlanıyor.Gebeliğin 5-7. ayı arasında saptanan kanserlerde tedaviye başlama zamanının anne ve baba ile birlikte kararlaştırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Fuat Demirkıran sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu dönem kanserlerinde anne hayatı ön planda tutularak çoğu zaman bebek feda edilir. Gebelikte kansere yönelik her tanı ve tedavi girişiminde bebeğin yaşamı etkilenebileceğinden, anne ve babaya konu ayrıntıları ile anlatılmalı ve izin alınmalıdır. Rahim ağzı kanseri dışındaki kanserlerde bebeğe zarar vermeksizin gerekli ameliyatlar yapılabilir. Bunun için en uygun dönem gebeliği 14-16. haftalarıdır. Gerektiğinde gebelik sırasında kemoterapi denilen kanser tedavileri uygulanabilir. Gebeliğin ilk 2-3 aylık dönemi dışında bu tedavilerin bebeği olumsuz şekilde etkilediği gösterilmemiştir. Gebelikte radyasyon (ışın) tedavisi yapılmamalıdır. Bebeğe daima zarar verir.”

Embriyon dondurulması

Gelişen tıp teknolojisiyle, artık kanser olan kadınların tedavi sonrasında hamile kalmalarını sağlayacak uygulamalar başarıyla yapılıyor. Bunların başında yöntem embriyon dondurulması geliyor. Prof. Dr. Fuat Demirkıran, embriyon dondurulması ilgili olarak şu bilgileri veriyor:“ Bu amaçla kanser tedavisi öncesi anneden yumurta alınır. Babadan alınan sperm ile bileştirilerek embriyon (bebeğin ilk hali) oluşturulur ve dondurularak saklanır. Tedavi sonrasında anne rahmine koyularak büyümesi sağlanır. Bu yöntem ülkemizde de yapılmaktadır. Deneme aşamasında olan ve henüz uygulamaya girmemiş iki yöntem daha vardır. Bunlardan birinde, yumurta dondurularak saklanmaktadır. Ancak henüz başarılı olunmamıştır. Bir diğer yöntem, yumurtalık parçalarını dondurmak ve kanser tedavisi sonrası cilt altına yerleştirmektir. Bu yöntemde hayvanlarda denenmektedir. İnsanlarda henüz istenen başarı sağlanamamıştır.

kaynak:bebek.com

Yazar by Misafir in: Gebelik Sorunları |
Kas
30
2010
0

Doğumda forseps kullanılmasının zararları nelerdir doğumda kaşık kullanılmasının sakıncaları nedir

Doğumda forseps kullanılmasının zararları nelerdir doğumda kaşık kullanılmasının sakıncaları nedir.
Forseps ,bebeğin başının doğumuna yardım etmek amacıyla tasarlanmış kaşık şeklinde aletlerdir.
Forsepsin temel fonksiyonları traksiyon ve rotasyondur.Doğum eyleminin son safhasına yardım etmek ve takılan kafanın doğurtulmasını sağlamak ,diğer taraftan baş-pelvis uyuşmazlığı olmamasına rağmen kafanın uygunsuz prezente olduğu durumlarda uygulanır.

FORSEPSİN TARİHÇESİ
Forseps,İngiliz Cerrah P.Chamberlen tarafından tasarlanmış maşa veya büyük bir pense benzeyen çelikten yapılmış bir alettir.Eski çağlardan beri kullanıldığı bilinmekle beraber modern doğum hekimliğine yaygın girişi 18. yüzyıllardadır.Klasik ve özel forsepsler olarak iki gruba ayrılırlar.Simpson forsepsi ayrıca Piper ,Kielland ve Barton forsepsleri modern kullanımda uygulanmaktadırlar.

FORSEPS UYGULAMADA TEMEL NEDENLER ?
Forseps doğumu için belirtilen her endikasyonda sezaryenin alternatif bir yaklaşım olduğu her an göz önünde bulundurulmalıdır. Dolayısıyla söz konusu durumda doğum uzmanı ,her iki operatif girişimin potansiyel risklerini dikkate alarak hangisinin anne ve bebek için daha güvenilir olduğuna karar vermelidir.Bu uygulamada anne ve bebeğe ait nedenler dikkate alınarak uygulama yapılır.

Anne Adayı İle İlgili Nedenler ?
Doğumun ikinci safhasının uzaması ve annenin bebeği dışarıya itememesi,
Annede solunum güçlüğü ile birlikte seyreden kalp ve akciğer hastalıkları varsa,
Annenin bitkin ve yorgun düşerek doğuma yardımcı olmadığı durumlarda forseps uygulanır.

Bebeğe Ait Nedenler ?
Bebeğin kalp seslerinin zayıflaması,dakikada 100’ ün altına düşmesi,160 dan fazla olması,
Bebeğin başının normal pozisyonda olmayıp,forsepsle başın çevrilmesi gerektiği durumlardır.
Fötal Distress ve bebekte tehlike görüldüğü durumlarda forseps uygulanır.
Yukarıdaki her iki gruba ait nedenler dikkate alınarak bu gibi durumlarda forseps doğumu,ek bir risk yaratmamalıdır.Bu tür vakaların önemli bir kısmında sezaryen tercih edilmektedir.
Forseps ameliyathane şartlarında uygulanmalıdır.Çünkü forsepsin başarısız olması durumunda her an sezaryen operasyonu gündeme gelerek doğum gerçekleştirilecektir.

Hangi Şartlarda Forseps Uygulanır ?
Rahim ağzı (serviks) tam açıklıkta olmalı,
Bebeğe ait zarlar açılmış olmalı,
Baş +2 seviyesinin altına kadar angaje olmalı,
Baş uygun şekilde yerleşimde olmalı,
Baş pelvis uygunsuzluğu olmamalı,
Mesane boş olmalı,

Yukarıda belirtilen şartlar tümüyle gerçekleşmiş olsa da forseps uygulamada seçici olmalı,özgün bir gerekçe zemininde ve uygulamanın zamanlaması çok iyi değerlendirilerek işlem yapılmalıdır.

Hangi Şartlarda Forseps Uygulanmaz ?
Baş-pelvis uygunsuzluğundan şüpheleniliyorsa ,
Baş yüksekteyse,
Baş uygun şekilde prezente olmamışsa,
Cerrahın bu konuda deneyimi yoksa,
Ve diğer uygulanma şartları mevcut değilse forseps uygulanmaz.

Forseps uygulamanın tekniği kendine özel bir sistemle uygulanır.Bu konuda deneyim ve becerinin ayrıcalığı tartışılmazdır.

FORSEPSLE DOĞUMUN TEHLİKE VE KOMPLİKASYONLARI
Forsepsle doğumda anne ve bebeğe ait ciddi boyutta,hatta bazıları öldürücü olabilen her türlü zarar gelebilir.

Bebeğe Ait Tehlikeler Nelerdir ?
Forseps bu konuda eğitimi ve deneyimi olan uzman bir doğum doktoru elinde ve uygun şartlarda kullanıldığı taktirde bebekler için herhangi bir tehlike oluşturmamaktadır.
Forseps kullanılan bebekte kafa içi kanama, kısmi felç görülebilir.
Kafatası kırıkları,oksijensiz kalma (Asfiksi) ‘ya bağlı komplikasyonlar,sarılık ve ölüme neden olma gibi sonuçlar görülebilir.

Anneye Ait Tehlikeler Nelerdir ?
Doğru ve uygun şartlarda kullanıldığı taktirde herhangi bir tehlike oluşturmamaktadır.
Forseps kullanımında annede bazan,vajinal,servikal ve rektal yırtıklar meydana gelebilir.
Mesane zedelenmeleri,vesicovaginal fistüller, kanama ve hematomlar görülebilir.
Modern doğum hekimliğinde sadece çıkım esnasında kullanılması uygundur.
Özellikle forsepsle doğumu uygulayan hekim,olağandışı bir zorlukla karşılaştığı zaman, yanlış karar verdiğini kabul edebilmeli ve hemen sezaryene başvurarak doğumu gerçekleştirmelidir.

ÜLKEMİZDE FORSEPS UYGULAMALARI NE DURUMDADIR ?
Ülkemizde son yıllarda Kadın-Doğum eğitimi programlarında artık forsepse fazla yer verilmemekte ve rutinde de uygulanmamaktadır.Bazı üniversite ve Eğitim Hastanelerinde bu uygulama ve eğitim devam etmektedir.
Ülkemizde ağırlıklı olarak Kadın-Doğum Uzmanlarına vakum kullanımı eğitimi verilmekte ve uygulanmaktadır.Bir çok hastanelerde forseps kaşıkları dahi bulunmamaktadır.
Forseps kullanımında,karar hatalarına bağlı zedelenme ve komplikasyonlar,teknik beceri eksikliğinden daha önce gelmektedir.Forseps ,mutlaka bu konuda deneyimli doğum uzmanları tarafından uygulanmalıdır…

Kaynak:takagazete.com

Yazar by Misafir in: Doğum |
Kas
29
2010
0

Gebelikte bel fıtığı nasıl tedavi edilir hamilelikte fıtık sebepleri

Gebelikte bel fıtığı nasıl tedavi edilir hamilelikte fıtık sebepleri.
Bel fıtığının tedavisi bütün dünyada birtakım özellikler arzeder. Hamilelik ise bu konuda bazı zorlukları beraberinde getiren tamamen özel bir durumdur. Hamile bir bayanda ilerleyen aylarda karın içinde büyüyen cenin normalde bele ilave bir yük oluşturur ve belin biyomekaniğini olumsuz yönde etkiler. Fakat cenin yavaş büyüdüğünden dolayı bel ve sırt adaleleri ile destek dokular bu gelişmeye uyum gösterirler ve ön kısımda yer alan ağırlığı dengelerler.

Bu sebeple gebeliğin ilk aylarında yapılacak risksiz ve hafif egzersizler ilerideki aylarda anne adayına büyük avantajlar sağlar. Ancak hamilelikle birlikte bel fıtığı da mevcutsa doktor ve hastanın işi bir hayli zordur. Çünkü zorluk daha teşhis döneminde başlamaktadır. Net bir teşhis için gerekli röntgen filmi çekimleri ve bilgisayarlı tomografi tetkiki bebeğe zararlı olabilecek x-ışınları nedeniyle yaptırılamamaktadır [Mutlak surette gerekli ise manyetik rezonans ile görüntüleme düşünülebilir].

Özellikle ilk üç ayda hastaya ilaç da verilememektedir. Bu dönemde şiddetli bel ve bacak ağrısı bulunan bir hastayla karşı karşıya kalan doktor gerçekten büyük sıkıntı çekmektedir. Ancak bu durumda bile yapılabilecek birtakım şeyler vardır.

Bel fıtığı bulunan ağrılı bir hamile hasta öncelikle mutlak sert yatak istirahatine alınmalıdır. İlk üç aydan sonra evde hastanın beline yapılan hafif masajlar ve sıcaklık uygulamaları kısmen de olsa rahatlık sağlayabilmektedir. Ayrıca doktor kontrolünde karın kaslarına yönelik egzersiz programı da uygulanabilir. Mümkün mertebe hasta rahatlatılarak ve fıtığın daha fazla ilerlemesine engel olacak tarzda tedbirler alınarak bu kritik dokuz ayın atlatılması temin edilmelidir.

Doğum esnasında, nöroşirürji uzmanı doktor ile hastayı takip eden kadın hastalıkları ve doğum uzmanı son durumu bir kez daha beraberce değerlendirerek normal doğum ile sezaryen arasında karara varırlar. Doğumdan sonra ise hasta tekrar ele alınarak normal şartlarda teşhis ve tedavi metodları uygulanır ve kesin netice de o zaman elde edilir.

Doğum ne şekilde olursa olsun (sezaryen veya normal doğum) doğumdan sonra karın kasları gevşemiş halde olacağından, lohusalık döneminde hasta karın adalelerini güçlendirici egzersiz programlarına alınmalıdır. Hamile bir bayanda bel fıtığı varsa ve mutlak surette ameliyat gerekiyorsa, bu girişim spinal anestezi ile gerçekleştirilmelidir.

med.fatih.edu.tr

Yazar by Misafir in: Gebelik Sorunları |
Toplam 22 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...1020...Son »

Tesekkurler TheBuckmaker.com geldik