Kas
04
2010
1

Tüp bebeklerde Spastik Olma, Tüp bebekler Spastik Olur Mu ?

Tüp bebeklerde Spastik Olma, Tüp bebekler Spastik Olur Mu ?
Çocuğu olmayan çiftlerin kurtarıcısı tüp bebek yöntemi hakkında her gün yeni bir iddia atılıyor. Daily Telegraph Gazetesi’nde de yayınlanan bir araştırmaya göre tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelen çocuklarda, yöntemin kendisinden kaynaklanan nedenlerle spastik olma riski iki kat fazla.

Danimarka’daki Aarhus Üniversitesi bilim adamlarının 90 bin çocuk üzerinde yaptığı araştırmada, tüp bebek yöntemiyle doğan çocuklarda, beyninde oluşan bir hasara bağlı olarak kalıcı duruş, hareket, denge kusuru ve konuşma problemleriyle kendisini gösteren Cerebral Palsy hastalığı riskinin daha fazla olduğu saptandığı kaydedildi.

Hatta araştırmaya göre, tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelen her 176 çocuktan birinde; normal doğumla dünyaya gelen her 400 çocuktan birinde bu hastalık görülüyor. Peki tüp bebek uzmanları bu duruma ne diyor?

KISIRLIKLA İLGİSİ OLMADIĞI KESİN

Kadın Sağlığı, infertilite ve tüp bebek merkezi, tüp bebek tedavisi uzmanı Prof. Dr. Timur Gürgan, bunun geçmişe yönelik bir çalışma olduğunu belirterek, “Henüz net birşey yok. Bu hastalığın kısırlıkla olmadığı kesin ama ‘Tüp bebek yöntemiyle doğan çocuklar spastik oluyor’ demek doğru değil. Tüp bebek yönteminden vazgeçmek yerine her vakada genetik tarana yapmak gerekir. Bizdeki verilere göre, birkaç tümörel hadiseyle ilgili olarak vakalar var. Prospektif çalışma yapılıp, değerlendirmek lazım. Henüz anomaller yönünde kanıtlanmış bir fark görülmedi. Son yapılan çalışmalarda denek sayısı çok az, sonuçlar da az. Bu nedenle bu çalışma da yüzde yüz bağlamıyor. İleriye yönelik çalışmalar yapılmalı. O nedenle tüp bebek işlemi hala emin bir yöntem olarak güvenirliğini koruyor” şeklinde konuştu.

“TEMKİNLİ BAKMAK LAZIM”

HABERTURK.COM’a konuşan Ege Üniversitesi Aile Planlaması ve Kısırlık Araştırma ve Uygulama Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Dr. Erol Tavmergen ise, çalışmanın çok net olmadığını ifade ederken, “Çok merkezli bir çalışma yapılması gerekir. Bu araştırma geçmişe yönelik yapılmış. Yeni doğanlarda tümör artışıyla ilgili haberler hep geliyor ama bunlar da çok az sayıda. Bu tür araştırmalara karşı temkinli bakmak lazım” dedi. haberturk

Yazar by Misafir in: Tüp Bebek |
Eki
27
2010
0

Kısırlık nedenleri nelerdir kadında kısırlık sebepleri erkekte kısırlık nedenleri nelerdir

Kısırlık nedenleri nelerdir kadında kısırlık sebepleri erkekte kısırlık nedenleri nelerdir ?
KADINDA KISIRLIK NEDENLERİ

Kuşkusuz her kadın doğası gereği çocuk sahibi olup annelik duygusunu tatmak ister. Ancak günümüzde her 100 çiftten 15’i bu isteğine kavuşabilmek için yardım almak zorunda. Kısırlığın çözümsüz olduğu vakalar enderdir. Ancak erken menopoz ya da erkekte hiç sperm hücresi bulunmaması durumunda yardımcı yöntemlere başvurmak anlamlı değil. Bunun dışında kalan kısırlık vakalarında ise sadece çocuk sahibi olma şansının azaldığı söylenebilir.
Tanının konabilmesi için tetkikler ve muayeneler adım adım uygulanır ve uzun zaman alabilir. Bu zaman doktorun problemi iyi anlamasına ve en etkili tedaviye karar vermesine yardım eder. Araştırmalar sonucu bir veya birden fazla kısırlık nedeni bulunabileceği gibi çiftlerin yaklaşık %15’inde kısırlığın nedeni saptanamaz.

Kadındaki en önemli kısırlık sebepleri yumurtlama bozuklukları, endometriozis ve tüplerin hasarlı veya tıkalı olmasıdır.

1. Yumurtlama bozuklukları:
Kadında en sık görülen kısırlık nedeni yumurtlama bozukluklarıdır. Yumurtlama (yumurtanın yumurtalıklar dışına atılması) olmaksızın döllenme ve gebelik oluşamaz. Yumurtlama bozukluğu dendiğinde yumurtlamanın hiç olmaması veya düzensiz ve seyrek olması anlamına gelir. Adetlerin seyrek veya hiç görülmemesi çoğu zaman bir yumurtlama bozukluğunu gösterir. Ancak adetlerin tamamen düzenli olduğu durumlarda da yumurtlama bozukluklarına rastlanabilir.

Yumurtlama bozuklukları başlıca üç grupta toplanabilir

Yumurtalıklardaki yumurta üretimini uyaran hormonların doğuştan eksikliğine bağlı olarak beyin sapından salgılanamaması: Bu durumda kadında ergenlikten itibaren hiç adet kanaması görülmez

Beyin sapından(hipofiz) süt hormonu prolaktinin normalden fazla salgılanması: Bu durum genellikle bu bölgedeki iyi huylu bir tümörün varlığına bağlı olmakla beraber bazen hiçbir neden bulunamaz. İyi huylu tümörlerin cerrahi yollarla çıkarılabilir. Neden bulunamadığı durumlarda çeşitli ilaç tedavileriyle prolaktin seviyeleri düşürülerek yumurtlama normal hale getirilebilir.

Polikistik over sendromu: Bu hastalığın tipik formunda genel olarak adetler düzensiz ve seyrektir (yılda 3 – 4 adet). Bazı hastalarda adetler hiç görülmezken diğerlerinde tamamen normal olabilir. Hastalar genellikle şişmanlamaya yatkındırlar. Ciltte ve saçlarda yağlanma, sivilce gibi problemler sıkça görülür. Yumurtalıklarda normalden fazla sayıda yumurta bulunmakta ve bunlar erkeklik hormonu salgılayarak normal yumurta gelişimini engellemektedir.

2. Tüplerin hasarlı ve tıkalı olması:
Tüplerin kısmen veya tamamen tıkalı olması sperm ile yumurtanın buluşmasını engelleyerek döllenme ve gebeliği olanaksız kılar. Tüplerdeki bu hasar geçirilmiş enfeksiyon, endometriozis veya geçirilmiş bir ameliyat sonrası kalan karın içi yapışıklıkları gibi birçok nedene bağlı olabilir. Tüpler bir dış gebelik sonucu da hasara uğrayabilir. Gelişmiş ülkelerde cinsel yollardan bulaşan enfeksiyonlar tüplerdeki hasarın en önemli nedenidir. Ülkemizde çocukluk çağında alınan verem mikrobu da tüplerde geri dönülemez hasar oluşturur.

3. Endometriozis
Endometriozis, rahim içini döşeyen dokunun (endometrium) rahim dışında gelişmesine denir. Endometriozis en sık olarak rahimi yerinde tutan bağlara yerleşir. Diğer sık görüldüğü bölgeler ise rahim yüzeyi, tüpler ve yumurtalıklardır. Endometriozis tıpkı rahim içini döşeyen doku gibi hormonlara duyarlı olup adet sırasında kanar. Karın içinde oluşan bu mikro kanamalar zamanla iltihap benzeri yangısal durum oluşturur ve yapışıklıklara sebep olur. Endometriozis yumurtalıklarda yerleştiği zaman kist oluşumuna neden olur. Bu kistlere endometrioma adı verilir.

Endometriozisin en önemli belirtileri adet öncesi ve adet sırasında ağrı, ilişki esnasında veya sonrasında ağrı, düzensiz şiddetli adetler ve kısırlıktır. Daha az görülen diğer belirtiler yorgunluk, adet esnasında bağırsak hareketlerinin şiddetlenmesi. İshal, kabızlık gibi diğer sindirim sistemine ait belirtilerdir. Bunların yanı sıra endometriozis bazı kadınlarda hiçbir belirti vermeyebilir.
Endometriozisi olan kadınların yaklaşık yüzde 50’sinin çocuk sahibi olabilmeleri için tedavi gerekir. Yine kısırlık nedeni ile başvuran kadınların yaklaşık yüzde 25’inde endometriozis saptanır.

4. Rahim ağzına ait problemler:
Rahim ağzındaki yapısal, enfeksiyona ait veya bu bölgedeki salgıya (mukus) ait bozukluklar kısırlık sebebi olabilir. Rahim ağzından salgılanan mukus spermlerin genital yoldan taşınmasını kolaylaştırır. Östrojen ve progesteron hormonları etkisi altında mukusun siklus sırasında miktarı ve niteliği değişir. Polip gibi iyi huylu tümörler veya bu bölgeye uygulanmış olan cerrahi girişimler kısırlığa neden olabilir.

5. Alerjik nedenler:
Alerjik nedenler kısırlık nedeni olabilmekle birlikte teşhisleri ve tedavileri zordur. Alerjik neden spermlerde veya mukusta bulunabilir. Antisperm antikorları adı verilen bu alerjik durumların tedavi etkinliği belli değil ve tedavi edilen veya edilmeyenlerdeki gebelik oranları çok farklı değildir. Bu nedenle rutin olarak gerekliliği tartışmalıdır..

ERKEKTE KISIRLIK NEDENLERİ

Erkekler kadınlarla kıyaslandığında çok duygusal değiller. Ancak söz konusu kısırlık olduğunda, erkekler de bir hayli hassaslaşabiliyor. Çocuğu olmayan çiftlerin %30 – 50’sinde problemin erkekten kaynaklandığı düşünüldüğünde haksız da sayılmazlar.

Her kültürün kendine özgü klasikleri vardır. Bizim kültürümüzün en önemli klasikleri arasında yeni evlenen çiftlere ‘Eee, çocuk ne zaman olacak?’ sorusunu sormak yer alıyor. Çocuksuz geçen bir kaç yılın ardından artık yakın çevrede ‘Galiba çocukları olmuyor’ sesleri yükselmeye başlar. Bundan en çok mağdur olansa yine kadınlar. Çünkü bir çifttin çocuğu olmuyorsa önce kadın şüpheli duruma düşer. Oysa çocuğu olmayan çiftlerde problem %30 – 50 erkekten kaynaklanır.

Erkekteki bu problemlerin nedeni %30 – 40 olguda açıklanamaz. Sperm kalite ve sayısındaki bozuklukların nedeni bulunamadığında bir takım deneysel ilaç tedavileri uygulanırdı. Ancak bu tedavilerin herhangi bir etkinliğinin olmadığı görüldü.

Mikroenjeksiyon tekniğinin 1992 yılından itibaren uygulanılmaya başlanmasıyla birlikte erkek kısırlığının tedavisinde bir dönüm noktası yaşandı. Bu teknikle şiddetli erkek kısırlığı durumlarında bile yüksek gebelik oranları elde etmek mümkün hale geldi.

Azımsanamayacak bir orana sahip olan erkekteki kısırlık nedenlerini 2 ana grupta toplamak mümkün.

Spermin sayı ve kalitesini etkileyen üretim bozuklukları.

Spermi dışarıya taşıyan kanallardaki tıkanıklıklar.

1. Sperm üretim bozuklukları:
Erkek kısırlığı vakalarında spermin üretim ve olgunlaşma bozuklukları en sık rastlanılan durumdur. Üretim bozukluğu sperm sayısından kaynaklanabilir. Kadın yumurtasının döllenmesini engelleyen sperm hareketlerinin zayıflığı veya sperm şekillerinin (morfoloji) anormalliği ile de ilgili olabilir. Erkeğin sperminin normal kabul edilebilmesi için sayısının en az 20 milyon/ml, hareketli sperm oranının %30 ve yapısal olarak normal sperm oranının %4’ün üzerinde olması gerekir. Sperm değerlerinin yukarıda belirtilenin altında olması halinde doğal yollardan gebelik elde edilmesinde belirgin zorluklar yaşanmaya başlanır. Birçok faktör spermiogenezi (sperm hücrelerinin üretimi ve olgunlaşması) olumsuz yönde etkileyebilir.

Bunlar aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir.

İltihabi hastalıklar: Bazı bakteri ve virüsler erkekte yumurtalık iltihabına sebep olur. Yumurtalıklarından iltihabi bir hastalık geçiren erkeklerin yaklaşık %25’inde kısırlık problemi oluşur.
Hormon bozuklukları: Sperm ve erkeklik hormonu olan testosteron hormonunun üretimi beyin sapından salgılanan iki hormon (folicle stimulating hormon ve luteinizing hormon) tarafından kontrol edilir. Bu hormonların salınımına ait bozukluklar erkek kısırlığının %2 – 5’inden sorumludur.
Çevresel problemler: Kanser tedavisi için kullanılan ışın ve ilaçlar sperm üretimini bozabilir.

2. Yapısal bozukluklar
Spermin üretim yeri olan yumurtalıklardan dışarı çıkmasını engelleyen tam veya kısmi tıkanıklıklar kısırlık nedeni olabilir. Bu tıkanıklıklar doğuştan olabileceği gibi sonradan bir enfeksiyona da bağlı olabilir. Yumurtalık bölgesinden geçirilmiş bir cerrahi müdahale de tıkanıklığa yol açabilir.

Yazar by Misafir in: Tüp Bebek |
Eki
27
2010
0

Kısırlık nasıl anlaşılır kısırlık teşhisi nasıl yapılır kadında erkekte kısırlık teşhisi

Kısırlık nasıl anlaşılır kısırlık teşhisi nasıl yapılır kadında erkekte kısırlık teşhisi.
KADININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Yapılması mutlaka gerekli olan tetkikler
Öngörüşme, Jinekolojik muayene ve ultrasonografi: Kısırlık nedeni olabilecek hormonal yapıya ait ipuçları araştırılır (kilo, kıllanma, memelerden süt gelmesi, büyümüş tiroid bezi vs.), üreme sistemi, yumurtalıklar ve rahim ultrasonafi yardımı ile değerlendirilir. Üreme organlarına ait enfeksiyonlar, bu sistemin yapısal bozukluklarının bir kısmı , rahime ait miyom polip gibi urlar ve rahim için tabakasının(endometrium) özellikleri, yumurtalıkların yapısı, kistleri teşhis edilebilir.

Kadında hormon tetkikleri: FSH, LH, PRL, TSH, E2

HSG (Histero-salpingo-grafi, Rahim kanallarının filmi) : Rahim ağzından verilen ilaçlı maddenin rahim boşluğunu doldurup kanallardan geçerek karın boşluğuna dağılışı bir dizi röntgen filmi ile tespit edilir. HSG olarak adlandırılan bu tetkik rahim kanallarının geçirgenliği hakkında bilgi verir ve rahim boşluğunun şekil
bozuklukları ve yer kaplayan oluşumlarının tanınmasını sağlar. Kanalların her ikisinin de tıkalı olması kesin kısırlık nedenidir ve tüp bebek yapılmasını gerektirir. kanallardan bir tanesi açık diğeri kapalı ise gebe kalma şansı azalmakta, kısırlık ihtimali daha da artmaktadır. Bu gibi durumda aşılama tedavisi kadının yaşına, evlilik yılına, sperm analizine göre değerlendirilip, gerekirse tüp bebek yapılabilir.

Gerektiğinde yapılabilecek tetkikler:

Rahim boşluğunun değerlendirilmesi (Hidro-sonografi): Rahim ağzından verilen sıvının ultrason kontrolu altında rahim boşluğunu doldurması izlenerek, rahim içinde yer kaplayan oluşumlar tesbit edilebilir. Bu yöntem ile rahim içi dokunun gelişme durumu, polip, miyom gibi oluşumlar tesbit edilmektedir.

Laparoskopi: genel anestezi altında göbek altından 1 cm’lik bir kesi ile karın boşluğuna girilip optik bir sistem aracılığı ile karın içinin gözlenmesidir. Yumurtalık ve rahim kanallarının yapısal ilişkilerinin araştırılması, karın içindeki endometriozis odaklarının tespiti, ve gerektiğinde bazı cerrahi müdahalelerin açık ameliyata geçmeden yapılabilmesi için önerilebilir. Ancak gerekirse yapılmalıdır.

Histeroskopi: rahim içini ilgilendiren bir problemden şüphelenildiğinde uygulanır. Rahim kanalından rahim boşluğuna doğru ilerletilen bir optik sistem ile görüntü alınıp, cerrahi olarak problemin giderilmesini sağlamak üzere önerilen bir yöntemdir. Ancak gerekirse yapılmalıdır. Bu yöntemle, rahim içi direkt görülebilir, buradaki dokudan biyopsi, miyom veya polip gibi oluşumlar alınabilir.

ERKEĞİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Sperm tetkiki: 3-4 günlük cinsel perhizden sonra mastürbasyon yoluyla verilen sperm, sayı, hareket özelliği ve yapısal durum bir çok yönden değerlendirilir. Sperm yıkama işlemi ile dölleme yeteneğinin arttırılması açısından sağlanan fayda araştırılır.

Muayene: Sperm tetkikinde tespit edilen soruna göre testislerin durumu değerlendirilir, varikosel, enfeksiyon gibi problemler araştırılır.

Erkekte hormon tetkikleri: FSH, LH, TESTOSTERON, FREE TESTOSTERON, PRL, TSH .

kaynak:tupbebekbilgi.com

Yazar by Misafir in: Tüp Bebek |
Toplam 5 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345

Tesekkurler TheBuckmaker.com geldik